İngilizcede Küsmek Ne Demek? Kırgınlığın, Sessizliğin ve Barışmanın Dil Haritası
Bazen bir kelime yüreğin orta yerine dokunur. “Küsmek” de öyle: içimize kapanmayı, bakış kaçırmayı, bazen de bir süreliğine “konuşmama” kararı almayı anlatır. Bir grup arkadaş gibi düşünelim; sohbet ediyoruz, aramızdan biri alınmış—sessizlik odaya yayılıyor. Peki bu duyguyu İngilizceye nasıl taşırız? Hadi, köklerinden bugüne, oradan da yarının dijital dünyasına uzanan bir yolculukla “İngilizcede küsmek ne demek?” sorusunu birlikte açalım.
Kısa Tanım: “Küsmek” İngilizcede Nasıl Söylenir?
Türkçedeki “küsmek”, İngilizcede tek bir sözcükle birebir karşılanmaz; bağlama göre farklı ifadeler kullanılır:
— to sulk / to pout: Alınıp somurtmak, içe kapanıp surat asmak (daha geçici ve duygusal).
— to be mad at / angry with someone: Birine kızgın olmak (özellikle AmE).
— to be upset with: Alınmak, kırılmak ama kızgınlık dozu daha düşük.
— to be offended / take offense: İncindiğini, alınmış olduğunu vurgular.
— to be cross with (BrE): Hafif kızgın veya kırgın olmak; nazik ama mesafeli.
— to give someone the silent treatment: Bilerek konuşmamak, “sessiz yaptırım”.
— to have a falling-out (with someone): Biriyle aranın bozulması, küslüğe varan ciddi tartışma.
— to be on bad terms: Kötü olmak, küs olmak.
— to hold a grudge: İçten içe kin/kırgınlık beslemek (uzun vadeli).
— to ghost (someone): Birini aniden yok saymak, mesajlara/aramalara dönmemek (modern dijital “küsme” davranışı).
— to give (someone) the cold shoulder: Soğuk davranmak, görmezden gelmek.
Nüans Haritası: Hangi Durumda Hangisi?
— Kısa süreli alınma, surat asma: sulk, pout.
— Bilinçli konuşmama: give the silent treatment.
— Ciddi kopuş, küslük: have a falling-out, be on bad terms.
— İncinme, gurur kırılması: be offended, take offense.
— Sert kızgınlık: be mad at, angry with.
— Güncel argo: salty (alıngan/bozulmuş), pressed (gerilmiş/bozulmuş).
— Sınır çizme dili: go no-contact (iletişimi tamamen kesmek), set boundaries (sınır koymak).
Kökenler: Kelimelerin Arka Odası
“Küsmek” Türkçede duygu yüklü bir kapanmayı çağrıştırır. İngilizcedeki sulk kelimesi 18. yüzyıldan bu yana “somurtup içine çekilme”yi anlatır; miffed (BrE) hafif içerleme, in a huff ise kısa süreli bozulma halidir. Cross nazik ama serin bir rahatsızlıktır; birine “I’m a bit cross with you” demek, “Biraz kırgınım”ın kibar hâlidir. Dikkat ederseniz, İngilizce seçenekler çoğunlukla duygunun tonunu ayarlar: kısa mı uzun mu, sert mi yumuşak mı?
Kültürel Yansımalar: Nezaket, Dolaylılık ve Sessizlik
İngilizce konuşan kültürlerde doğrudan “I’m not talking to you” (Seninle konuşmuyorum) demek, bağlama göre çok frontal gelebilir. O yüzden silent treatment, cold shoulder gibi “dolaylı” küslük pratikleri yaygındır. Bu, duyguyu saklamak değil; çoğu zaman ilişkiyi çatışma olmadan yeniden dengelemeye çalışma çabasıdır.
Günümüzde Yansımalar: Mesaj İkonlarından Terapi Odasına
Bugünün “küsmek” haritası bildirim sesleri, mavi tikler ve “read” ibareleriyle çiziliyor. Ghosting (ansızın iletişimi kesme) dijital çağın görünmez küslüğü; muting (sessize alma) ve unfollow (takipten çıkma) ise düşük yoğunluklu, “bedensiz” küslük hallerini tarifliyor. Terapi dilindeyse boundaries (sınırlar) ve no-contact (temassızlık) bazen iyileşme için bir araç; fark şu: küsmek çoğu kez cezalandırıcı ve pasif-agresif bir sessizlik taşırken, sınır şeffaf ve öz-bakım merkezli bir tutumdur.
Beklenmedik Alan: Yapay Zekâ ve Duygusal İnce Ayar
Müşteri destek botlarının “küsme” sinyallerini (sessiz kalma, pasif agresiflik, ani ton değişimi) okumayı öğrenmesi uzak bir ihtimal değil. Sentiment analysis (duygu analizi) şu an bile yazılı iletişimdeki kırgınlık işaretlerini yakalamaya çalışıyor. Yarın, uygulamalar “barışma teklifi” formatlarını önerebilir: “I’m sorry I upset you—can we talk?” (Seni üzdüğüm için üzgünüm—konuşabilir miyiz?)
Gelecek: Sağlıklı İletişim, Sağlıklı Çeviri
“İngilizcede küsmek ne demek?” sorusu bizi sadece sözlüğe değil, iletişim etiğine götürüyor. Giderek artan kültür-ötesi ekiplerde şu ayrımı iyi yapmak gerekecek: Sulk (geçici somurtma) ile falling-out (ciddi kopuş) aynı şey değil. Uygun ifadeyi seçmek, çevrimiçi ekiplerde krizi önler, ilişkiyi kurtarır. Kısacası, gelecek “doğru kelime—doğru bağlam” dengesini bilenlerin olacak.
Pratik Cümleler (Arkadaş Sofrasından Gerçek Hayata)
— “Biraz bozuldu, bizimle konuşmuyor.” → He’s sulking; he won’t talk to us.
— “Küstük diyebilirim.” → We’ve had a falling-out.
— “Bana hâlâ kırgın.” → She’s still upset with me.
— “Beni resmen görmezden geliyor.” → He’s giving me the cold shoulder.
— “Ciddi ciddi iletişimi kesti.” → She went no-contact.
Mini Sözlük: Hızlı Referans
Küsmek (hafif/ kısa): sulk, pout, be miffed (BrE), be in a huff
Kırılmak/ alınmak: be offended, take offense, be upset with
Kızgın olmak: be mad at, be angry with
Konuşmamak: give the silent treatment, not speak to someone
Küslük/ kopuş: have a falling-out, be on bad terms
Görmezden gelmek: give the cold shoulder, ignore, ghost
İngilizcede Küsmek Ne Demek? Sonuç Yerine
“Küsmek” tek bir kelime değil, bir davranışlar yelpazesi. İngilizcede bu yelpazeyi bağlama göre sulktan falling-outa, silent treatmenttan no-contacta kadar farklı sözcüklerle anlatıyoruz. Köklerinde incinme ve gurur var; bugün dijital ikonlarla şekilleniyor; yarın ise hem yapay zekâ destekli iletişimde hem de kültürlerarası çalışma alanlarında daha ince ayarlı ifadelerle karşımıza çıkacak.
Sohbeti Sürdürme Daveti
Siz nasıl çeviriyorsunuz? “Küsmek” dediğinizde aklınıza ilk hangi İngilizce ifade geliyor: sulk mü, silent treatment mı, yoksa falling-out mı? Kendi örneklerinizi ve duyduğunuz yaratıcı kullanımları yorumlarda paylaşın; birlikte bu kelimenin duygusal atlasını genişletelim.
Küsmek Nedir? Pasif-Agresif Bir İletişim Biçimi. Küsmek, bir çatışma veya hayal kırıklığı sonrasında kişinin karşı tarafa tepki olarak iletişimi kesmesi, yani “silent treatment” uygulamasıdır . Küsme durumunda kişi duygularını veya öfkesini açıkça ifade etmek yerine, susarak ve uzaklaşarak tepki verir. “önsevişme” teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç foreplay i.
Taner! Fikirleriniz, yazının derinliğini artırdı; daha geniş bir perspektif kazandırarak metni zenginleştirdi.
küsmek {fiil} sulk {fi.
Funda! Sevgili dostum, sunduğunuz öneriler yazının ana temasını vurguladı ve okuyucuya mesajın daha net aktarılmasına yardımcı oldu.